Yazan: Op. Dr. Tamer Haliloğlu · Yayın:
Rinoplasti, burnun şeklini değiştiren cerrahi bir işlemdir. Rinoplastinin amacı burnun görünümünü değiştirmek, nefes alma işlevini iyileştirmek ya da her ikisini birlikte ele almak olabilir.
Burun yapısının üst kısmı kemikten, alt kısmı ise kıkırdaktan oluşur. Rinoplasti kemiği, kıkırdağı, deriyi ya da bu üçünün herhangi bir birleşimini değiştirebilir.
Ameliyatsız Rinoplasti Mümkün mü?
Son zamanlarda sıkça gelen sorulardan biri de bu, ameliyatsız rinoplasti mümkün mü?
Rinoplasti, kelime anlamı olarak burundaki şekil bozukluğunun cerrahi müdahale ile düzeltilmesidir. Hastanın yüz hatlarına göre planladığımız rinoplasti; kemik, kıkırdak, yumuşak doku ve cilde şekil verilen kalıcı bir müdahaledir. Bu açıdan baktığımızda bilimsel kriterlere göre ameliyatsız rinoplasti mümkün değildir.
Estetik cerrahi alanındaki son gelişmelerle burun yapısında dolgu maddeleri ile küçük çaplı kalıcı olmayan değişiklikler yapılabiliyor. Bu yöntemlerin ne kadar geçerli ve güvenilir olduğu ise halen tartışma konusu. Geçici düzeltme çözümleri sunan bu yöntemler her burun yapısı için uygun olmayabilir. Örneğin nefes alma problemine neden olan septum eğrilikleri gibi anatomik problemlerin burun dolgusu ile giderilmesi mümkün değildir. Kişi kalıcı bir çözüme sadece rinoplasti ameliyatı ile ulaşabilir. Hastanın bu bakımdan ne istediğine karar vermesi ve bilinçli davranması önemli… Ameliyattan korkan hastalar bu yöntemi merak etse de şunu akılda tutmak gerekir, kalıcı yapısal çözüm getirmesi mümkün değildir. Hastalar, bu korkularını ancak doktorlarına güvenerek ve ameliyat hakkında bilgi sahibi olarak aşabilirler.
Bilimsel kriterleri hiçe sayarak ticari kaygılar sebebiyle ameliyatsız rinoplastinin mümkün olduğunu iddia etmek aynı zamanda tıp etiğine de aykırıdır.
Rinoplasti Ameliyatı Sonrası Masaj
Rinoplasti ameliyatından bir hafta sonra burun üstüne konan alçı çıkarıldıktan sonra hastalarımıza masaj tavsiyesinde bulunurum. Bunun ne faydası vardır?
Burun yüzümüzün orta hattında bulunan kemik kıkırdak doku üstünde deri ile kaplı bir organımızdır. Ameliyat sırasında kemik ve kıkırdaklara şekil vermek için bu deri tabakayı kendisini besleyen damar lenf dolaşımını bozmadan kaldırırız. Böylece içeride çalışmak daha kolay olur. Rinoplasti ameliyatı bitince ve gerekli şekli oluşturduktan sonra deri dokusunu bu tabaka üzerine yapıştırır ve kırılan kemik dokular doğru kaynasın deri ile ameliyat dokusu arasına fazla sıvı birikip ödem olasın diye alçı uygulanır.
Bir hafta geçtikten sonra kemik biraz kaynayınca ve diğer dokular yapışınca alçı alınır. Bunda sonraki süreçte burun biraz ödemlenir ve şişer.
Bunun iki nedeni vardır:
Birincisi alçı alındıktan sonra üzerlerindeki baskı kalkınca dokuların şişmesi ve deri içindeki damar ve özellikle lenf dolaşımının azalmasıdır.
Bu aşamadan sonra iyileşmeyi ve ödemi azaltmak için ağızdan verilen ödem çözücü ilaçlar ile beraber masaj çok faydalı olur. Masajın amacı burun sırtındaki derinin lenf dolaşımını arttırmak ve hemen altında oluşan sıvı birikmesine bağlı ödemin boşalmasını sağmaktır.
Böylece sekil oluşturulan kemik ve kıkırdak dokusu ile bunun üzerine getirilen burun sırtı derisi arasında sıvı birikmesinin ve ödemin en aza indirilerek ameliyat sırasında oluşturulan şeklin korunması sağlanır. Masajı bu yüzden burun sırtı derisine üç ayrı bölgeye lenf dolaşımını sağlayacak şekilde yapılması önerilir.
Rinoplasti ameliyatı sırasında burun sırtı derisi kaldırılırken ve şekil vermek için yapılan burun kemiği kırılması sırasında dikkatli olunması ve bu anatomik dokulara zarar verilememesi de çok önemli iyileşmeye yardımcı olan bir faktördür. Bu yüzden her zaman cildin muskuloaponevrotik tabakasına yani damar sinir lenf dolaşımına zarar vermeden disseksiyon yaparım ve kemiği her zaman tünel tekniği ile yaparak bu dokulara minimum zarar vermeye çalışırım.
Böylece ameliyat sonunda gözaltlarında şişme morarma en az düzeyde olurken alçı sonrası da masaj gereksinimi en az düzeyde kalır.
Rinoplastide Tampon
Rinoplasti ameliyatında hastalarımın ameliyattan önce en büyük korkusu burun içine konulan tamponlardır. Özellikle geçmişte ameliyat olmuş hastaların anlattığı hikâyeler şehir efsanesi gibi yayılarak ameliyat öncesi hastaları hep korkutmuştur. Aslında durum nedir? Neden böyle bir korku oluşmuştur? Yanıtı basittir. Burun ameliyatlarına başlanılan ilk yıllarda en büyük sorun ameliyattan sonra burun içinden gelen kanama ve bunun yarattığı iyileşme sorunları olmuştur. Bu kanamayı durduracak ve orada bir baskı yapacak materyaller hemen hemen tarih boyunca hep kullanılmıştır.
Rinoplasti gibi özel ameliyatlarda kullanılan materyaller gelişmediği zamanlar burun içine bir ya da iki gün kalan yağlı bezler kullanılırdı. Bunların cerrahi olarak yarattığı kolaylık uzun yıllar boyunca kullanılmalarını sağlamıştır. Cerrahi olarak kolaylık sağlamışlardır ama bur hastalar için hiç de öyle olmamıştır. Ameliyattan bir ya da iki gün sonra alınan bu yağlı özellikle antibiyotik emdirilmiş vazelin kullanılarak yapılan gazlı bezler yapışıklığa neden olmakta ve alınırken hastaların ağrı duymasına neden olmaktalardı.
Son yıllarda biomateryal sanayindeki gelişmeler ve hasta konforunun ön plana çıkması ile bu rahatsızlıklar bertaraf edildi. Son yıllarda artık içi hava yolu içeren ve hastaların nefes almalarını sağlayan Slikon Nazal Split olarak adlandırılan ve halk arasında slikon tampon denilen materyaller kullanılmaktadır. Bu hastalara büyük kolaylıklar sağlamıştır.
Ameliyattan sonra özellikle rinoplasti gibi özel bir girişim sonrası burun içinde destek sağladıkları gibi hafiflikleri ve nefes almaya yardımcı olmaları ile hissedilmez olmalarına neden olmuştur. Hatta bazı merkezlerde ve doktorlar bunu tamponsuz burun ameliyatı gibi lanse etmişlerdir. Rinoplasti ameliyatı görüşmelerimde öncelikle burun tamponu ile ilgili korkuları gidermeye çalışırım. Hastalarım anlatılanları silikon tamponlar alınınca hiç bir şey hissetmedikleri zaman tam olarak idrak etmeye başladılar. Slikon tampon da diğer yağlı bez gibi pozitif olarak şehir efsanesi gibi dedikodusu dolaşmaya başlayınca hastalar daha az endişe ile ameliyat görüşmesine gelmeye başlayacaklardır.
Burun Estetiği Rinoplastide Neler Değişiyor?
Son on yılda özellikle İstanbul’da burun estetiği rinoplasti toplantılarının uluslarası ilgi ile artması bu konuda doğru yolda olduğumuzu gösterdi. Burun estetiği rinoplasti konusunda başı çeken başarılı meslektaşlarımızın öncülüğünde yapılan toplantılarda özellikle Avrupadan gelen katılımcıların ilgisi hepimizi memnun etti. Peki ne oldu da bu ilgiye mahzar olduk? Bunların başında burun estetiği rinoplasti ameliyatlarında anatomiye ve bu anatominin fonksiyonların korunması amacıdır. Artık burnn tüm anatomik yapılarına mümkün olduğunca önem vererek ve koruyarak yapılan ameliyatların başarısı arttı. Bu sadece kısa vadeli sonuçlara değil aynı zamanda uzun vade de güzel sonuçlar alamamızı sağladı. Ameliyat tekniği ne olursa olsun, ister açık teknik burun estetiği rinoplasti ameliyatı yapın, isterseniz kapalı teknik burun estetiği rinoplasti ameliyatı yapın dokuya ve anatomiye saygı bize çok şey kazandırdı. Yeni teknik ve yaklaşım getiren başarılı meslektaşlarımız aynı zamanda ameliyat sırasında kullanılan yeni aletlere de öncülük ettiler ve isimlerini verdiler. Bu ülkemizin tanıtımı ve hasta turizmi için de oldukça faydalı sonuçlar doğuracak ve zaten iyi olan ülkemiz tıbbının dünyada tanıtımını sağlayacaktır.
Burun Estetiğinde Yeni Gelişmeler
Burun yüzümüzün ortasında yer alan ve nefes lamamızda en önemli işlev gören organlarımızdan biridir. Aynı zamanda yüzümüzün şeklini ve ifademizi belli eder. Burun cerrahisi yaparken dikkat edilmesi gereken şey bu organın fonksiyonlarının korummasıdır. Burun sırtımızda kıkırdakları bir arada tutan ve dışarıdaki ısı değişikliklerine en açık bölgede yer alan burnumuzun çok soğuk havalarda dolaşımının bozulmamasını sağlarlalar. Burun sırtımızdaki şeklinde oluşmasında önemli görevleri vardır. Burun estetiği. rinoplasti ameliyatlarında artık bu koruyucu cerrahi kullanılmaktadır. Preservationrhinoplasty, Koruyucu burun estetiği, törpüsüz burun estetiği gibi isimler de verilmektedir. İster kapalı burun estetiği ister açık burun estetiği ameliyatı olsun her iki teknikte de yapılabilen bir cerrahidir. Artık burun sırtı hem kemik hem de kıkırdak bölümü cerrahi olarak alınmamakta ve tamamen korunarak burun sırtı düzleştirilmesi yapılmaktadır. Bu tekniğin avantajı hem burun içerinde korunması gereken anatomik bölgelerin korunması sağlanırken hem de şekil olarak burunun özellikle fotoğraf çekerken doğal ışığı açıları görünümü korunmaktadır. Benim yıllardır burun estetiği yaparken doğallığı korumaya çalıştığım özelliklerin tekrar gündeme gelerek yaygın hale gelmesi sevindirici oldu. Özellikle fonksiyonel yapısı bozulmamaya müsait hastalarda bu koruyucu özeliklerin kullanılması önem arz etmektedir. Örneğin burun sırtındaki ve her iki burun kanadına doğru uzanan bağ dokuları buna dahildir. Özellikle de kıkırdakları ve kemiklerin üstündeki zar tabakalarının korunması iyileşme sürecine çok katkısı olmaktadır.
Doğal özelliklerinin bozulmadığı fotoğraflarda yansıma ışığını kaybetmeyen burun ameliyatlarının yaygınlaşması meslekte yirmi yılını dolduran beni çok mutlu etmiştir.
Dr Tamer Haliloğlu
Burun Estetiği Ameliyatı ve Psikoloji
Burun estetiği olacak olan hastalarımdan gelen soruları derleyerek, ameliyat olacak hastalarıma bazı hatırlatmalar yapmak istedim.
Ameliyat kararı vermeden mutlaka doktorunuzla ayrıntılı görüşmelisiniz. Burnunuzda yapılacak şekil değişikleri için gerekli açıklamaları aldıktan sonra beklentilerinizi fizyolojik yapınızın izin verebileceği sınırlar içinde tutmanızda fayda olacaktır.
Zorlanacak fiziksel ve fizyolojik sınırlar ilerde daha fazla sorunlara yol açabilir. Burun yapınıza göre öncelikle, doktorunuzun söyleyecekleri ve yapabileceklerini dikkatle dinleyin. Teknoloji çok geliştiğinden artık çeşitli aplikasyonlar ile herkes fotoğraflar üzerinde oynayarak burnunuzun daha sonra nasıl görüneceğini anlatan görseller hazırlayabilmektedir.
Ancak her zaman söylediğim bir gerçek var ki dokuda, özellikle insan dokusunda asla matematik yoktur. Tıpta ilk yıllarda hocalarımızın her zaman söylediği şey ‘’biz de iki kere iki dört etmez’’ şeklinde olmuştur.
Gittiğiniz merkeze ya da doktora göre ameliyat öncesi çeşitli fotoğraf teknikleri ya da çekimler ile bazı simülasyonlar yapılabilir. Bunların en gelişmişi de en basiti de aslında aynı sonucu verecektir ve size sunulan şekil her zaman beklentilere yakın olan sonuç olacaktır. Asla aynısının olması mümkün değildir.
Bu yüzden ister çok pahalı bilgisayarlar ile donatılmış bir simülasyon kullanılsın ki bu genellikle ameliyat maliyetine yansıtılacaktır, ister çok daha basit bir aplikasyon kullanılsın hastalar için sonuç değişmez. Burada önemli olan sizin fizyolojiniz ve fizik görünüşünüze göre doktorunuzun yapacağı ayrıntılı açıklamadır.
Herkesin burun yapısı ve yaşına göre kıkırdak ve kemik yapısı gelişimi farklıdır. Ameliyat planlanırken bütün bunlar göz önünde tutulmalıdır. Örneğin genç hastalarımda her zaman planlamayı farklı yapmaktayım.
Özelikle kıkırdak şekillendirilmesi önemli bir yer tutar ve burun operasyonu kıkırdak gelişime göre planlamak ve yapmak gerekir. Burun cildi kalın ya da ince hastalarda da böyledir. Her zaman yapılacakları önceden detaylı bir şekilde planlamak gerekir.
Bir başka önemli durum da nefes alma yolunda kemik eğriliği deviasyonu olan hastalarımızdır. Eğer deviasyon ameliyatı da estetik cerrahiye ilave edilecekse buruna giriş planını ve kesiyi ona göre yapmak gerekir.
Örneğin bu her zaman ameliyat süresini yarım saat kırk beş dakika uzatacaktır ve nefes almaya yönelik bir cerrahi de estetiğe ilave edilecektir. Bu yüzden burun estetiği olacak olan hastalarıma tavsiyem; ameliyat öncesi yapılacaklar konusunda doktorunuzdan ayrıntılı bilgi alın. Bilgisayar programı ile burnunuzun daha sonra nasıl görüneceğine dair yapılan görsel simülasyonlar size sadece fikir verir asla aynısını beklemeyin. Fiziksel görünüşünüz yüz şekliniz ve burnunuzun anatomik özellikleri her zaman için sonuca yansıyacaktır. Beklentinizi mutlaka buna göre ayarlayın. Her zaman ve herkese aynı şekilde bir burun yapan ve aynı tekniği uygulayan bir cerrahı tercih etmeyin. Çünkü her insan gibi her burun da farklıdır, özgündür ve estetik cerrahi de bu özgünlüğü korumalıdır.
Burun Ameliyatı Sonrası Spreyler
İster burun estetiği ister burun bölme eğriliği (deviasyon) ameliyatları olsun hastalarımıza kullanmak üzere burun spreyleri tavsiye ederiz. Ameliyattan sonraki beş gün burun içinde silikon nasal splitler yani burun tamponları olduğu için burun içine bir şey tavsiye edilmez.
Silikon nasal splitler hastaların burun tamponu gibi hissetmedikleri, oldukça rahat ettikleri materyallerdir. Hatta tamponsuz burun ameliyatı şeklinde lanse edilmişlerdir. Bu silikonları aldıktan sonra hastalarımıza burun spreyleri tavsiye ederiz. Bunun nedeni burun içinin yıkanması, temizlenmesi ve burun mukozasının temizleme ve nemlendirme görevlerinin tekrar başlamasını sağlamaktır. Eğer burun etlerine de müdahale yapılmış ve özellikle radyofrekans gibi burun eti küçültücü girişimler yapılmışsa iyileşme dokularından dolayı bazı mukoza artıkları olacaktır.
Burun etlerinde küçültülen kısımlar burun içindeki sıcaklık ve nemin etkisi ile bir jöle kıvamına gelirler. Burun yıkama spreyleri bu dokuların kolaylıkla temizlenmesine ve atılmasına yardımcı olur. Ameliyat sonu pansumanlar sırasında burun endoskopları ile aspiratör yardımı ile biz bu jöle kıvamındaki dokuları alırız ve hastalar bol bol burun yıkama spreylerini kullanmalarını tavsiye ederiz. Böylece jöle kıvamına gelen dokular zamanla kurumadan ve kabuk oluşturmadan uzaklaştırılmış olur.
Tamponlar boşaltıldıktan sonra hastalar nefes almada oldukça rahatlama hissederler. Ancak iyileşme dokularına bağlı ödem ve doku döküntüleri ile bazen burun tıkanıklığı hissedebilirler. Böyle zamanlarda burun yıkama spreylerinin yanında burun açıcı spreylerde tavsiye ederiz. Ameliyat sonu pansumanlardaki temizleme, yıkayıcı ve temizleyici burun spreyleri, bazen açıcı burun spreyleri ile iyileşmenin tam olarak gerçekleşeceği üç haftanın sonuna kadar devam etmek gerekir. Böylece sağlıklı nefes alan açık bir buruna sahip oluruz.
Yaz Aylarında Burun Estetiği Ameliyatı
Yaz aylarında burun estetiği ameliyatı olunur mu? Hastalarımdan en fazla gelen sorulardan biri de bu, oysa havanın çok sıcak ya da nemli olması gibi mevsimsel değişkenler burun ameliyatlarını etkilemiyor.
Tüm ameliyatlarda olduğu gibi burun ameliyatlarında da dikkat edilmesi gereken noktalar var elbette. Yazın dikkat edilmesi gereken durumların başında güneş ışınlarından korunmak geliyor. Ayrıca hastalarımızın tatil mevsimi olması nedeniyle bronzlaşma, havuz ve deniz gibi etkinliklerde özenli davranması gerekir. Ameliyat sonrası güneş ışınlarının kuvvetli olduğu 10.00 – 17.00 saatleri arasında burnun doğrudan güneş ışınlarına maruz kalmaması gerekir. Ayrıca güneş gözlüğü kullanımının mümkün olmadığı durumlarda güneşe çıkılacak zamanlarda şapka tercih edilmelidir.
Ameliyat sonrası belirteceğimiz kritik dönemden sonra denize girilebilir. Fakat hastaların havuz ve deniz suyu ile doğrudan temasına özen göstermesi gerekir. Yazın iş yoğunluğunun azalması ve tatil dönemine girilmesi burun ameliyatları sonrası dinlenme süreci için de idealdir. Özellikle yurt dışındaki hastalarım yazın ameliyat olmayı tercih ediyorlar.
Hem tatil hem de burun ameliyatlarını aynı anda çıkararak yazın avantajını kullanıyorlar. Önerilere uydukları taktirde yaz aylarında gerçekleştirilen burun estetiği ameliyatlarının hiçbir riski yoktur.
Burun Ameliyatı Hakkında Sık Sorulan Sorular
Burun ameliyatı, kimilerinin korktuğu kimilerininse geçirmeyi dört gözle beklediği bir operasyon. Peki burun ameliyatı nedir, hangi sebeplerle yapılır ve prosedürü nelerdir öğrenmek istiyorsanız doğru yerdesiniz. Burun Ameliyatı hakkında en çok sorulan soruları sizler için yanıtladık.
Burun ameliyatları yalnızca estetik amaçla mı yapılır?
Burun ameliyatları 2 farklı sebepten yapılır, birincisi estetik amacı güden operasyonlardır ve amaç burnun dış görünüşünü değiştirmektir ve görsel iyileştirme amacıyla yapılır buna Rhinoplasti denir. Latince Rhino burun plasti ise plassein anlamına gelen şekil vermekten gelir, yani buruna şekil vermek demektir.
Öteki sebep ise Reconstructive denilen ve burnun iç kısımlarında yapılan, burnun var olan yapısal problemlerini çözmek amacıyla burnun asli olarak yapması gereken ancak yapamadığı görevleri tekrar faal hale getirmek için yapılan burun operasyonlardır buna da septoplasti denir.
Septorhinoplasti ise hem estetik ameliyat hem de burnun işlevini tekrar düzeltmek için tek seferde yapılan operasyonlardır ve ülkemizde yaygındır.
Başarılı bir burun ameliyatının kriterleri nelerdir?
Bir burun ameliyatının başarılı sayılabilmesi için üç kurala uymak zorundadır, birincisi ve hastaların öncelikli talebi olan burun şeklinin doğal ve güzel bir görünümde olmasıdır. İkincisi ise zamanla iyileştikçe ve oturdukça hastayı rahatsız edecek şekil bozuklukları olmamasıdır. Üçüncüsü de burnumuzun en önemli fonksiyonu olan nefes alıp verme özelliğinin korunmasıdır. Bu üç temel kural sağlandığı takdirde hem ameliyat başarılı geçmiş olur hem de hastaların memnun kaldıkları bir sonuç elde edilir.
Ameliyatlar genel anestezi ile mi yapılır?
Burun ameliyatlarının daima genel anestezi ile yapılmasını tavsiye ediyor ve öyle yapıyoruz.
Ameliyat sonrası alçı, bandaj ve tampon kaç günde çıkarılır?
Operasyondan sonra 1 gün hastanede istirahat edilir, ameliyattan çıkar çıkmaz hem bandaj hem de alçı olur. Alçı bir hafta sonra çıkartılır ve çıktığı vakit hasta burnunun şeklini görebilir, çıkarıldığı zaman birkaç günlüğüne ödem oluşmaması için doku renginde bir bandaj konulabilir ancak bu mecburi değildir. Çok fazla şişliği ve morarması yoksa, belirli burun masajları yapılır ve başka bir prosedüre gerek kalmaz.
Burun ameliyatlarından sonra bazen göz altında şişme ve morarma olur. Neden?
Piyasada bununla ilgili çok fazla önerilen şey var, özellikle burun estetiği ameliyatı olursanız burun kemiklerine birtakım şekillendirmeler olacağından dolayı ameliyatın ikinci ya da üçüncü gününde şişme ve morarma olacaktır, bu ne yazık ki kaçınılmaz bir sonuçtur. Hangi doktor hangi teknikle yaparsa yapsın, burnu şekillendirmek için kemiklere belirli bir formasyon verileceğinden, muhakkak surette o kemiklerde oluşacak ve bazı ödem ve muhtemel reaksiyonlardan dolayı göz altlarında şişme ve morarma birkaç günlüğüne olacaktır. Bunlarla ilgili çeşitli krem ve ilaç olmakla birlikte kullananlarla kullanmayanlar arasında açıkçası çok fazla fark yoktur ve ameliyattan sonraki dönemde hastaya en faydalı olacak şeylerin başında bol su tüketmek gelir.
Yüzde oluşan morluklar kaç günde yok olur?
Ana iyileşme süresi ameliyattan sonra 1 haftadır. 1 haftadan sonra şişlikler ve morarmalar geçeceği için kişi bu süreden sonra normal hayatına geri dönebilir. Hasta düzenli bazı durumlarda bu süre uzayabilir ancak bu nadirdir. Genelde burun estetiği ameliyatından 3 hafta sonra burun toparlanmış olur ve normalde yaptığınız her şeyi yapabilirsiniz. Gözlük takan hastalarda gözlüklerini bu süreden sonra takabilir, spor yapabilir, yüzmeye gidebilirsiniz. Burnun tam olarak toparlanması ve estetik öncesi hisse kavuşması ise 6 ay ila 1 yıl arasındadır.
Burun ameliyatları ağrılı mıdır?
Genelde bir şey olmaz denilse de ameliyattan sonra ilk bir iki saat çok hafif burnun üstünde yanma hissi olabilir ancak bu anestezi ilaçlarından dolayı fazla hissedilmez, hatta anestezi etkisiyle hasta bunu bile hissetmeyebilir. Ondan sonraki dönemde asla ve asla ağrı olmaz. Çoğu hasta burun kemiği kırılacağı için günlerce ağrı çekeceğini düşünür ancak bu endişe yersizdir.
Bazı burunları gördüğümüzde estetikli olduğunu hemen anlayabiliyoruz. Bu neden oluyor?
Operasyonlar tek tip değil kişiye özeldir, her kişinin kendine has çene ve elmacık kemikleri kısacası yüz yapısı vardır o yüzdende bu bölgeye uygun burun şekillendirmesi yapılır. Kişinin surat yapısı neyin mümkün olup olmadığını gösterir. Önemli olan kişinin hayalindeki burnu yapmak değil kişinin suratına ve isteklerine en uygun burnu yapmaktır.
Burun estetiği ameliyatını kimler yapmalı? Plastik cerrahlar mı yoksa kulak burun boğaz uzmanları mı?
Rinoplasti ve septoplasti farklı uzmanlık alanları gerektiren konulardır ve bu konuda ameliyata girebilmek için kapsamlı sertifika gerekmektedir. Bu iki alanda da sertifika sahibiyim. Doktor tercih edilirken hangi alanda ya da iki alanda da uzman olup olmadığına dikkat edilmelidir, bakılması gereken diğer husus ise doktorun tecrübesi ve önceki işleri olmalıdır.
Burun revizyon ameliyatı nedir?
Revizyon burun ameliyatı, ilk ameliyatta sonuçtan memnun kalmayan ya da iyileşme sürecinde istenmeyen iyileşme dokularının oluşması sonucu ihtiyaç duyulan bir durumdur. Bu yüzden ilk ameliyat ve ameliyat sırasında yapılanlar, dokuya gerekli özeni göstermek gereken revizyon şansını azaltır. Burada temel prensip daha önce ne yapılırsa yapılsın, tekrar dokuya gerekli özeni göstererek burnu doğal ve hiç ameliyat olmamış görüntüsüne kavuşturmaktır.
Burun Estetiği Hakkında Doğru Bilinen 5 Yanlış
Burun estetiği ameliyatı ile ilgili görüştüğüm çoğu hastamın sorduğu sorular ve korkuları benzer yönde oluyor. Bunlar genellikle internet ortamındaki bilgi kirliliğinden kaynaklanan veya etraftan duyulan ve doğruluk payı olmayan bilgiler. En sık duyduğum bu yanlışları aydınlatmak için kısaca özetledim:
*Ameliyat sonrasından burna konulan tampon acı ve ağrı verir, günlerce burunda kalır. (Yanlış)
Bu soruların en başında gelen, genellikle ameliyattan sonra burun içine konulan tampon oluyor. Burun ameliyatlarına başlanan ilk yıllarda, baskı yaratarak kanamayı durduracak materyaller gelişmediği için burun içine yerleştirilen, bir ya da iki gün kalan yağlı bezler kullanılırdı. Her ne kadar cerrahi yönden kolaylık sağlasa da, ameliyattan bir ya da iki gün sonra alınırken yapışkanlığı yüzünden verdiği acı ve ağrı hastalarda aynı etkiyi bırakmamıştır.
Son yıllarda rinoplasti ameliyatından sonra burun içine havalı silikon tampon koymaktayız. Burun içerisinde bir haftaya kadar kalabildiği gibi içindeki delikler sayesinde hastanın nefes almasına da yardımcı olur. Burun içine koyduğumuz slikon havalı tamponları genelde ameliyatın 5. gününde acısız ve ağrısız bir şekilde kolaylıkla alırız. Ameliyat olduktan sonra 1 hafta içerisinde hem tamponlar, hem de alçı ve dikişler alınır ve hastalarım günlük aktivitelerine ya da işlerine başlayabilirler.
*Rinoplasti ameliyatı sonrası yüzümde haftalarca süren bir şişlik ve morarma oluşur. (Yanlış)
Hastalarımla ilk görüşmelerimde duyduğum, zaman içerisinde gelişmiş olan bir diğer korkuları ise ameliyattan sonra yüzde meydana gelen morarma ve şişmeler. Osteotomi denilen, burun kemiğinin her iki yandan kırılma işleminde meydana gelen şişme ve morarmaları en aza indirgemek için “tünel” ya da “kanal tekniği” yöntemlerini kullanıyorum. Böylece ameliyatlardan sonra 3-4 saatlik bir buz uygulaması ile ilerleyen günlerde yüzün, göz etrafı ve altlarının çok az miktarda şişmesine ve iyileşmenin çok çabuk gelişmesine yol açar. Sonuç olarak burun ameliyatlarında burun kemiğinin kırılması elzem ameliyatın temelini oluşturan bir yöntemdir. Bunun anatomiye ve çevre dokulara riayet edilerek uygun ve tecrübeli ellerde yapılması şişlik ve morarma süresini minimuma indirir.
*Burun estetiği ile istediğim gibi bir burnum olsa da nefes alış verişim eskisi gibi olmaz. (Yanlış)
Bir KBB uzmanı olarak benim için en önemlisi hastalarımın ameliyat sonrası burnundan rahat nefes alabiliyor olmalarıdır. Genelde rinoplasti ameliyatı yapılırken burnun çökme riskine karşı burun bölme kısmına müdahale etmekten çekinen cerrahlar olabilir. Bu da eğer septumda bir eğrilik veya nefes almayı etkileyen bir durum varsa burun şekli güzel olsa bile nefes problemi yaratabilir. Bunun için de cerrahi teknikler bellidir. Septum kıkırdağına uygulanacak dikkatli girişimler ile burun etlerine yapılacak küçültme girişimleri ile istenen sonuçlar elde edilmiş olur. Böylece burun hem estetik hem de fonksiyonel olarak tam görevini yerine getirir.
*Burun estetiği ameliyatından sonra burnum çok kalkık veya küçük olacağından doğal görünmez. (Yanlış)
Ameliyattan önce ve sonra en sık sorulan soru genelde ‘ameliyattan sonra burnum doğal görünecek mi?’ sorusu oluyor. Doğallık denildiği zaman akla ilk gelen, burun deliklerinden başlamak üzere yüz şekline uygun olarak, kendini çok gösteren bir burun şekli olmamasıdır. Yani kemerli bir burnun sınırlar içerisinde alınması, çok kalkık olmayan bir burun ucunun yeterli ölçüde kaldırılması ve burun deliklerinin göz iç sınırını geçmeyecek şekilde küçültülmüş olması anlamına gelir. Bu sayede rinoplasti ameliyatı geçirmiş bir hastaya dışarıdan bakılınca ameliyat olduğu belli olmayan, doğal bir burun yapısına sahip olduğu görülür.
*Burun estetiği ameliyatı olmak için 18 yaşının üstünde olmak gerekmiyor. (Yanlış)
Rinoplasti ameliyatının uygulanabileceği yaş aralığı, hastanın kemik ve kıkırdak dokusunun gelişimi ile orantılı olarak kadınlarda 17, erkeklerde ise 18 yaşından itibaren gerçekleştirilebilir. Çok istisnai durumlar dışında kemik ve kıkırdak dokusunun gelişimini tamamlamamış gençlerde burun estetiği ameliyatı gerçekleştirilmemelidir.
Burun Ucu Estetiği ve Rinoplasti
Rinoplasti ameliyatı başlı başına zor ve karmaşık bir ameliyattır. En zor kısmı ise burun ucunun doğal, fazla kalkık olmayan ve yüze yakışır halini yakalamaktır. Burnun uç kısmı yüzdeki en değişken noktadır. Burnun şekli, kanalları, uzunluğu ve genişliği hastadan hastaya değişiklik gösterir. Burnun şekli yanında derinin yumuşak ya da sert oluşu bile önemli bir etkendir.
Burun ucu deri, deri altı dokusu ve lower lateral cartilages (kıkırdak) kısımlarından meydana gelir ve “M” harfine benzer bir görüntü oluşturur. Burun ucu kıkırdakları üzerinde müdahale yapılarak burun ucunun yönü, genişliği, dikey yüksekliği ve üst dudak ile burun ucu arasındaki açı üzerinde değişiklikler yapılabilir.
Bu sebeplerden ötürü tek başına burun ucuna uygulanan özel bir operasyon aslında yoktur çünkü burun estetiği bir bütündür. Çoğu zaman burun ucu şekli değiştirildiğinde arkasındaki kemik ve kıkırdağa da müdahale etmek kaçınılmaz bir gereklilik olur. Burun estetiğinde asıl ve önemli olan burun tipinden çok burun kemiklerinin şekillendirilmesidir ki esas değişim ancak bu şekilde mümkün olur.
Tıpkı bir yapboz (puzzle) yapmak gibi parçalar arasındaki bağı kurmak ve o parçaları doğru yerlere oturtmak gerekir. Bu yüzden de rinoplasti ameliyatı gerçekleştiren bir doktorun bilgi, deneyim ve teknik çalışmasının yanında sanatsal yönünde güçlü olması gereklidir.

