Yazan: Op. Dr. Tamer Haliloğlu · Yayın:
Kulak kiri tıkanıklığı
Kire bağlı kulak tıkanıklığı, KBB uzmanlarının en sık karşılaştığı şikâyetlerden biridir. Muayenede hemen fark edilen bu durum, dış kulak yolunda tıkayıcı nitelikteki kirli siyah rengiyle hemen kendini gösterir. Kulak kiri, dış kulak yolundaki derinin kıl kökleri ve bezlerinin ürettiği maddelerin zamanla birikmesiyle oluşur.
Hastaların en sık sorduğu soru, kirin nasıl temizlendiğidir. Kulak yıkamanın alışkanlık yaptığına dair yaygın bir yanlış inanış vardır. Geçmişte çok yaygın bir yöntem olan kulak yıkama artık terk edilmiştir.
Günümüzde kullanılan yöntem, mikroskop altında kulak temizliğidir. Bu işlem bir aspiratör yardımıyla ve bazen de bu kiri dışarı alacak küretlerle yapılır. Bu yöntemin pek çok avantajı vardır. Bunlardan ilki, mikroskopla ayrıntılı muayene olanağıdır. Böylece çok ayrıntılı görerek kulak zarına zarar vermeden temizlik yapılabilir. Kulakta bulunabilecek diğer hastalıkların tanısı da kolayca konabilir. İkincisi, buradaki yapının özelliği olan kendi kendini temizleme işlevinin harekete geçmesidir. Biraz zaman alsa da hasta için güvenli, konforlu ve ağrısız bir yöntemdir.
Peki, kulak yıkama yöntemi neden terk edildi?
Kulak yıkama, bir enjektörden basınçla püskürtülen suyla temizleme işlemidir.
– Kulak zarının zarar görme olasılığı vardır. Kulak zarı inceyse ve/veya deliği varsa bu durum orta kulağa zarar verebilir.
– Kör bir yöntemdir. Kulak zarı ve dış kulak yolunun anatomik özellikleri belirlenmeden uygulanmasının sakıncası vardır.
– Hasta yoğunluğunun yüksek olduğu hastanelerde kulak yıkamayı yardımcı sağlık personeli yapmak zorunda kalır.
Tüm bu nedenlerle kulak yıkama işlemi terk edilmiştir. İstanbul’daki muayenehanemde KBB muayenesi için her zaman kulak mikroskobu kullanıyorum. Bu yalnızca muayeneyi ayrıntılı hale getirmekle kalmaz, gerektiğinde lokal anesteziyle kulak temizliğini ya da kulağa yönelik müdahaleleri de kolaylaştırır.

